Haber Detayı
27 Ağustos 2020 - Perşembe 16:34
 
Ahid Sandığı Nedir?
{248﴿Peygamberleri onlara "O’nun hükümdarlığının alâmeti, içinde rabbinizden bir sekînet, Mûsâ ve Hârûn ailelerinin bıraktıklarından bir bakiye bulunan ve meleklerin taşıdığı tabutun (sandığın) size gelmesidir" dedi. Gerçekten inanıyorsanız bilin ki, bunda sizin için büyük bir işaret vardır.
KÜLTÜR Haberi
Ahid Sandığı Nedir?

Kur'an'da ahit sandığı ayetleri

 

{248﴿Peygamberleri onlara "O’nun hükümdarlığının alâmeti, içinde rabbinizden bir sekînet, Mûsâ ve Hârûn ailelerinin bıraktıklarından bir bakiye bulunan ve meleklerin taşıdığı tabutun (sandığın) size gelmesidir" dedi. Gerçekten inanıyorsanız bilin ki, bunda sizin için büyük bir işaret vardır.

 

Ahid Sandığı Nasıl Yapıldı


Âyette geçen tâbût, zamanın peygamberi Hz. Mûsâ’nın emri bölgedeki yetenekli bir marangoza ahşaptan yaptırılmış ve içi ile dışı altın levha ile kaplanmış bir sandıktır. Ahid sandığı ifadesi Yahudi literatüründe gecmektedir. Sandığın boyutları ise, 2.5 (170cm) x 1.5 (102cm)arşın ebadında, yüksekliği de 68cm yani 1 arşın kadar olan ahid sandığı'nın dört köşesinde halka şeklinde altın tutacaklar ve sandığı taşımak için de buraya geçirilmiş iki adet sopası vardı. Ahid sandığı yani tabutun iç kısmında yer alan eşyalar, Hz. Mûsâ ile kardeşi Hârûn’un elbisesi, Tevrat'ın sayfaları yazılı malzeme, baston (asâ), sancak gibi bazı eşyalar (bakiye) bulunuyordu.
(genişbilgi için bk. Abdurrahman Küçük, “Ahid Sandığı”, DİA, I, 535).


Arapça bir kelime olarak düşünülen Sekînet İslâmî kaynaklarda, “sükûnet, gönül huzuru, yüksek moral” diye gecmektedir. Burdan yola çıkarak ahid sandığı'nın yani tabutun İsrailoğullarının yanlarında bulunması onların moralllerini yükseltiyor, bunu uğur saydıkları içinde, savaş meydanlarında zafer ümitleri artıyor ve haliyle cesaretleri artıyor, tabut İsrailoğullarıyla birlikte oldukça kendilerini güvende hissediyorlardı.

 

Tevrat'ta Ahid Sandığı

Yahudi litaratüründe dini bir terim olarak kullanılan "şekine" kelimesi, İbranicede aynı arapçadaki 'sekîne' gibi "rahatlama, oturma" anlamlarında kullanılmaktadır. Yapılan bu açıklamaya göre, kuran âyetinde geçen sekînet sözcüğünü yahudi dini kültüründeki şekine teriminin özellikle yukarıda belirtilen ilk anlamıyla ilişkilendirebiliriz. Bu bilgiler ışığında İsrâiloğulları sandığın bir çeşit ilâhî tecellinin zuhur ettiğine inanıyorlar; buna inanmakta onlara güven vererek morallerini yüksek tutuyor yükseltiyordu.


Yahudilerin yazılı kaynaklarına göre Filistîler İsrâiloğulları’nı mağlûp ettikleri zaman, içinde Tevrat’ın sayfalarının bulunduğu ve ahid sandığı dedikleri kutsal tabutu da İsrailoğullarından almış; Tasfirde, insan kafası olan ve gövdesi balık şeklinde olan ilahları Dagon'un bulunduğu tapınaklarına götürmüşlerdi.

Ahid sandığı

Kutsal Ahid sandığı bu mabed de yedi ay kadar kalmıştı. Bu sıralarda Filistiler’in başına pekçok bela geldi. Bunları ahid sandığını alıkoymalarına bağladıklarından dolayı bir araba hazırladılar, önüne iki sağılan inek koştular. Ahid sandığını bu arabaya yükleyip inekleri de kendi başlarına saldılar. İnekler arabayı İsrâiloğulları’nın şehrine götürdü. Onlar da büyük bir sevinçle onu bir eve koydular, oraya da bir görevli tayin ettiler. (I. Samuel, 5/1-7/2).


Kur’ân-ı Kerîm’in ifadesinden anlaşılan tabutun (sandığın), Tâlût’tan sonra gelmesi, peygamberin de bunu, onun hükümdarlığının bir emaresi olarak değerlendirmesidir. Yukarıda özetlenen Tevrat rivayetine göre ise tabut (ahid sandığı), İsrâiloğulları’na, Tâlût’un kral olarak tayininden önce gelmiştir. İbn Âşûr’un yorumuna göre Tevrat rivayeti birçok yerinde olduğu gibi olayların tarihi sırasına uygun değildir. Doğrusu Kur’an’dakidir. Buna göre Filistinliler, İsrâiloğulları’nın bir kral yönetiminde toplandıklarını görünce kendilerinden intikam alacaklarını, bunun baş sebebinin de tabut (sandık) olduğunu düşünüp, ilişkileri yumuşatmak adına tabutu (sandığı) geri göndermişlerdir (II, 492).
 

 

 
 
Kaynak: Editör: Serkan Çendik
Yorumlar
Haber Yazılımı