Verification: e2e9b2b6fc341cbc yandex-verification: e2e9b2b6fc341cbc meta name="googlebot" content="indexs, follov" />
Haber Detayı
06 Nisan 2021 - Salı 11:19
 
Bilim dünyasının en korkunç deneyi: Küçük Albert’a ne oldu?
Küçük Albert Deneyi
KÜLTÜR Haberi
Bilim dünyasının en korkunç deneyi: Küçük Albert’a ne oldu?

Bilim dünyasının en korkunç deneyi: Küçük Albert’a ne oldu?

 

Küçük Albert Deneyi

 

Gündem Amerikalı Psikolog John Broadus Watson etik kuralları hiçe sayıp, 8 aylık bebek Albert üzerinde tarihin kabul edilemez deneyini yapıyor. “Korku, insanda sonradan edinilen bir refleks mi yoksa doğuştan gelen bir dürtü mü?" sorusunun cevabını arıyor, vicdani duyguları hiçe sayıp. İşte küçük Albert deneyinin perde arkası. Bugün hangi yemeği yapsam?

Davranış Psikolojisi ekolünün kurucusu Watson ve asistanı Rosalie Rayner önce görev yaptıkları John Hopkins hastanesi kreşinde oynayan çocukları uzaktan incelemeye alırlar. Korku hissi hakkındaki sorularının cevapları için testler yapmaları gerektiğinden araştırma için izin alabilecekleri bir aile ararlar. 8 Aylık sağlıklı bir bebek olan Albert ile bir deney yapmaya karar verirler.

Tarihteki en önemli psikolojik deneylerden biri olarak kabul edilen Küçük Albert Deneyi'ne başlamadan önce küçük Albert’a birkaç duygusal test yaparlar.
 

Küçük Albert - Şartlandırma deneyi

 
Minik bebeğe sırayla beyaz bir fare ve tavşan, yanan kağıt parçaları, peruk, maske gibi ilk kez gördüğü nesneler gösterilir. Buradaki amaç, Albert’ın bunlara tepkisini ölçmektir. Sonuç olarak Albert, gördüğü hiçbir nesneden korkmaz.

Bu testten sonra Albert'ı boş bir odaya götürürler. Odada Albert'ın üzerine oturduğu bez yataktan başka hiçbir eşya yoktur. Daha sonra Watson ve asistanı Rayner odadan çıkar, yalnız bıraktıkları Albert'ın yanına beyaz laboratuvar faresi koyarlar. Albert, fareden korkmadığı gibi, tam tersi bir tepki göstererek fareyi çok sever, yakalamaya çalışır ve gülmeye başlar.

Şimdi sıra bir sonraki aşamadadır. Albert, fareye her dokunduğunda iki demir çubuğu birbirine vurup, rahatsız edici sesler çıkarırlar. Sesleri duyan küçük Albert ağlamaya başlar. Oda yeniden sessizleşince fareyle oynamaya devam eden Albert, yine fareye dokunduğu ilk anda psikologların çıkardığı o gürültülü sesle irkilir.

Ağlaması yatışıp, aklı tekrar fareye kayan Albert, dokunmaya çalıştığı an hep aynı sesi duyduğu için fareye dokunmaktan korkmaya başlar. Bu deney birkaç gün tekrarlanarak devam eder.

Watson ve Rayner deneyi ileri noktaya götürüp, tavşan ve başka tüylü objeler de getirirler. Sonuç olarak Albert, özellikle beyaz renkli, tüylü bir nesne görse ondan korkup, ağlamaya başlar ve kaçmak ister.

Artık Albert gördüğü pamuk, beyaz tavşan ve benzer nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen korkmaya başlar.

Psikologlar, son olarak beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyip, odaya girerler. Albert’ın korkusu artık iyice perçinlenir.

1920’lerde yapılan bu deney koşullu korkuyu kanıtlar ama deney uğruna 8 aylık bir bebeğe yapılanlar kabul edilemez.

Yazar Tom Bartlett’a göre, küçük Albert’in annesi Arvilla Merritte aynı hastanede süt annelik yapıyordu. O devre göre, sosyal statüsü hastanenin diğer çalışanlarına göre daha düşük olmasından ve maddi imkansızlıklardan dolayı bebeğinin deneyde kullanılması teklifini kabul etti.

Finding Little Albert kitabına göre ise, annesinin küçük Albert’ın üzerinde yapılan deneylerden haberi bile yoktu. Deneylerin farkına vardığında ise bebeğini alıp kaçtı.

KÜÇÜK ALBERT'IN ÖLÜMÜ 

American Psychological Association verilerine göre ise küçük Albert’in asıl adı Douglas Merritte. Kayıtlara göre, Douglas 6 yaşında hidrosefali’den (Beyinde su toplanması) yaşamını yitirdi.



  
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Bender Deneyleri

Megali İdea Projesi Nedir
Kaynak: Editör: Y. Sevinç Çendik
Yorumlar
Haber Yazılımı